Beyazperdenin Süper Kahramanları

Bu yazımda uzun zamandır üzerinde düşündüğüm fakat derleyemediğim “Beyazperdedeki süper kahramanlar” konusunu ele alacağım. Yakında vizyona çıkacak olan “Kurtlar Vadisi Vatan” filminin reklamını görünce de zamanı geldi dedim kendi kendime.

Kahramanların cismiyle yaptıklarından çok ismiyle başardıkları önemlidir. Çünkü onlar aslında birer semboldür. Neyi hayal ediyorsak, neye ulaşmayı hedefliyorsak, hangi şeyden mahrumsak onların sembolü. Sahte gücün, boş arzuların, yalan duyguların, sonsuz ihtirasların rüya da olsa bir nebze gerçeğe dönüştüğü, kişilerin üzerinde bomba etkisine sahip isimlerdir onlar.

Sinemanın büyük bir etkiye sahip olduğundan kimsenin şüphesi yok. Hollywood yıllarda bunun semeresini gördü, hala da görmeye devam ediyor. Gerek var olan düşmanlarıyla –Rusya gibi- gerekse kendisinin var gösterdiği düşmanlarıyla – İslam gibi- mücadelelerini konu alan filmlerle epey hasılat elde etti. Kazandıkları para varsın onların olsun; kazandıklarında gözümüz yok. Lakin bu filmlerle elde ettikleri asıl kazançları gözden kaçırmamak lazım. O da halkına verdiği ideal bilinci. Hani şu Amerikan Rüyası dedikleri “dışı albenili, içi yeme beni” tarzındaki insanların bilinç altına empoze ettikleri fikirlerden bahsediyorum. Yiğidi öldürelim ama hakkını da yemeyelim. Açıkçası bu işi de gayet iyi beceriyor namussuzlar.

Yılan yılanlığını yapıyor da acaba biz ne yapıyoruz diye sormadan edemiyor insan.Bunca sinsiliği ve gayretiyle iki çenesini birden açarak üzerimize çullanan ve bunları yaparken gözyaşı döken(!) timsahlar karşısında sonunu kabullenen av mıyız? Biz bunların sahip olduğu inanç, azim, fedakarlık, vefa, aidiyet gibi duygulardan mahrum muyuz yoksa?

Tüm bunları düşünürken kafamın üstünde bir ampul belirdi. 10 yıldır televizyonda varlığını devam ettiren Kurtlar Vadisi geldi aklıma. Bu dizi işime yarardı. Evet evet, Polat Alemdar namlı şahıs bu meselede bana yardım için hayli müsaitti. Nasıl olsa efkar-ı umumiyece de tanınmış bir zattı.

Kurtlar Vadisi bence izlenmese de mutlaka bilinmesi gereken bir yapım. Çünkü Polat Alemdar’ın sergüzeşti aklı başında, olgun, asil, duygulu insanlara kazandıracağı çok şey var. Bu kazanımları yerli ve yabancı kahramanları  karşılaştırarak sayacağım. Böylelikle aynı zamanda yerli kahramanların yabancılardan üstün olduğunu görebileceğiz.Adsız

Süperman, Spiderman, X-man gibi kahramanlar gerçek bir insan bile değil. Kimi bilmem ne gezegeninden gelmiş, DNA’sının bile olup olmadığı bilinmeyen bir uzaylı, kimi DNA’sı bozulmuş insan görünümlü hayvan, kimi de zaten bozuk DNA’lı bir yaratık.Oysa Polat Alemdar etten kemikten oluşmuş biri. Gözlerinden ışık çıkarma, ağ atma, uçup kaçma gibi özellikleri yok. Yapabilecekleri bir insanın yapabilecekleri ile sınırlı. Yani onu televizyondan izleyen biri de onun yaotıklarını yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünebilir ve haksız da değildir.ironman

Yine “man”lardan biri olan İronman’ın gerçek yaşantısı tam bir rezilliktir. Lüks ve sefahat düşkünü, zevk budalası, kendini beğenmiş pilli bir bebektir. Halbuki Polat Alemdar kültürel değerlerine sahip, aile yapısıyla da örnek olan bir şahsiyettir.429587-superheroes-the-dark-knight-wallpaper

Batman illegal bir “kostüm”dür. Umduğunu yasal yollardan bulamayanların adaleti başka yollarda aramak için kıyafet balosunda seçim yaparak ya da masa başında çizim yaprak hakkını aradığı adrestir. Gizemli olmayı sevenlerin seçtiği avatardır. Malikanesinde alem yapıp yarasa ışığıyla gökyüzünde kendisinin reklamını yapan gösteriş budalasıdır.Polat Alemdar bunların tam tersidir. Bizatihi resmi kurumda çalışan, sadece şehri için değil tüm ülkesi hatta gönüldaşlarımız için çaba gösteren bir vatanseverdir. Sade bir hayatı olan son derece mütevazı bir adamdır o.rambo

Rambo insan ve asker olması hasebiyle Polat Alemdar’a yakın gibi gözükse de aslında aradaki fark yine çoktur. Rambo Amerika’nın yenik çıktığı Vietnam’daki namusunu kurtarma operasyonudur. Kaba-saba, şişirme bir bay vücuttur. Halbuki Polat asker olduğu kadar çözümleme yapabilen, planlar kuran, olayları analiz edebilen bir stratejisttir aynı zamanda.71EbRgkCEML._SY355_

Yine Sylvester Stallone’nin canlandırdığı Rocky, başarı merdivenlerini tırmanan, biraz da aşık bir adam olsa da bu konularda Polat’ın eline su dökemez. Zira Polat çekirdekten yetişerek güç basamaklarından yükselmiştir. Mülkiyeden mezun olup hariciyede çalışmış, mafya, yurt içi ve yurt dışı operasyonlarında bulunmuş ve son olarak İhtiyarlar Heyeti’ne seçilmiştir. Hem Polat Alemdar cesareti kadar nezaketiyle de ün yapmış biridir. Aşkına olan sadakatini ise bilmeyen yoktur.James-Bond-Daniel-Craig-return-confirmed-833519

Gelelim James Bond’a. İngiliz Hükümeti’nin, özellikle de Kraliçe’nin dünya üzerindeki prestijini göstermeye çalıştığı, teknolojiyle donatılmış 6 İngiliz ajanından her birine James Bond denir. Kabiliyet olarak Polat’a benzeseler de 007 lakaplı Bond’lar kendini beğenen, kadın avcısı küstah heriflerdir. Ayrıca her şeyi bilirim havasındaki Bond’u hiç kitap okurken göremezsiniz. Ama kendini daima yetiştirme yolunda olan Polat daima kitap okur. Kitapların öğretemeyeceği şeyleri ise kendisini evlatlık edinen Ömer Baba’dan alır. Bond’u canlandıranlar profesyonel oyunculardır. Polat Alemdar’I canlandıran Necati Şaşmaz’ın ise gerçek yaşamda iki kelimeyi bir araya getiremediğini söyleyenler vardır. Fakat bu da Polat’ın üstünlüğüne delildir. Zira bu millet böyle birinden bile kahraman çıkarıyorsa ötesini varın siz düşünün.

Battal Gazi, Kara Murat, Malkoçoğlu, Köroğlu gibi rollerde gördüğümüz Cüneyt Arkın Polat Alemdar’a kadarki kusurlu fakat tek kahramanımızdı. Bu rollerde Cüneyt Arkın dini ve milli duygulara yer verse de düşman kadınlarını yatağa atma ve kaleden atlama gibi fazlalıktan kaynaklanan hataları vardı.

Söylediklerimiz şöyle bir toparlayacak olursakPolat Alemdar;

  • Operasyonundan planlamasına varıncaya kadar askerlik ve istihbarat alanında uzman,
  • Bir kaç dili en iyi şekilde bilen,
  • Milli ve kültürel değerlere sahip,
  • Dini hassasiyetleri olan bir mutasavvıf,
  • İnsanlara kitap okumayı teşvik eden,
  • Vatan ve millet sevgisinin kutsallığını her fırsatta gösteren bir vatansever,
  • Sevme ve sevilmenin hayatında önemli bir yer kapladığı şüphe götürmeyen bir aşık,
  • Düşmanı da olsa verdiği sözden caymayan sözünün eri,
  • Ve en önemlisi ufku daralmış bu milletin evladına vizyon kazandıran, cihan hakimiyeti mefkuresini tekrar kızıl elma ülküsüne çeviren gençlerin şuursuz dimağlarına ideal fikrini aşılayan bir kahramandır.

Şimdi bazıları “Bu adamın hiç mi kusuru yok?” diyeceklerdir. Demirel misali 3 kere ölüp 4. Defa geri gelen biri sonuçta. Buna Ömer Baba’nın sözüyle cevap vermek istiyorum: “Kusur kulun en önemli özelliği.”

Fakat bu ve benzeri örnekler, tarihimizden gelen emsallerini hatırlarsak onların abartılarından birer kırıntı sayılır ki gayet doğaldır. Ayrıca bu gibi unsurlar hiç olmazsa izlenilebilirlik oranının düşeceği de göz önüne alınmalıdır. Nihayetinde bu da bir TV yapımıdır ve gayesi seyirci sayısını artırmaktır. Hem Muhteşem Yüzyıl gibi gerçekle alakası olmayan ve bizi utandıran senaryolar yerine böyle yapımlar bize daha çok şey kazandırır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s