Zayıf Bireyden Güçlü Topluma

Toplum bir amaç uğrunda birleşen bilinçli bireylerin oluşturduğu örgüt desek sanırım yanılmış olmayız. Üç bileşen; amaç/hedef, bilinçli birey ve örgütlenmek bu tanımın üçlü sac ayağını oluşturuyor. Yine bu üçü bir arada formül sayesinde topluluklar topluma evriliyor. Zira dışarıda gezerken x caddesinden geçen kalabalık ancak topluluk olarak ifade edilebilir.

Toplum kendini oluşturan tüm halkalarıyla bir bütündür. En altta yer alan halkadan tutun en üstte mevki işgal edenlerine varıncaya kadar. Bir Çin Atasözü de der ki: “Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.” Dolayısıyla bir toplumun direnç katsayısı o toplumun oluşturduğu piramidin en altında bulunanlarla ölçülür.

Fakirler, yoksullar, garibanlar, yetimler, öksüzler, kimsesizler, dullar, düşkünler, hastalar, borçlular, mazlumlar, mahkumlar, çocuklar, yaşlılar, deliler, engelliler, gaziler… Her biri kendi dünyasında türlü badirelerle yaşamaya çalışırlar. “Yaşamayan bilmez” ve “ateş düştüğü yeri yakar” kaidesince baş ağrısı bile çekmeyen bizler onların hallerine vakıf olamayız. Onların acısını, derdini, sıkıntısını hissedememek tamam da duyarsız kalmak da neyin nesi? Halbuki ne diyordu Lev Tolstoy: “Bir insan acı duyabiliyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.”

  • Ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamadığı için bunalıma giren adamı anlayabilir miyiz sizce?
  • Anne babası tarafından terk edilip Çocuk Esirgeme Kurumunda sevgi yoksunluğu çeken çocuğu kendi çocuğumuz gibi okşadık mı?
  • Şeb-i yeldayı müneccim muvakkit ne bilir,
  • Müptela-ı gama sor kim geceler kaç saat.

(En uzun gecenin hangisi olduğunu gök bilimciler ve takvim yapanlar ne bilsin, Gam müptelalarına sorun ki gecelerin kaç saat olduğunu) diyen Fuzûlî’nin beytine mal olmuş hangi dertlinin derdine deva olabildik?

  • Borcundan dolayı evine haciz geldiği için ailesi dağılan sonra da cinnet geçirip başta ailesini sonra kendisini öldürenlerin sadece haberlerini izlemekle yetinmedik mi?
  • Soğuk kış akşamlarında sıcak evimizde sıcak çayımızı yudumlarken  evi barkı olmayanların haberlerini izlerken vicdanımız içtiğimiz çayın dumanı kadar titriyor mu?
  • Adı yok.....
  • Onca zulmün altında inleyen dünya mazlumlarının bilhassa dinimizin kardeş addettiği müslümanlar için ne yaptık, ne yapıyoruz?
  • ga_saleh05
  • Mavi gökyüzünün altında istediğimiz yere giderken haksız yere hapse düşmüş mahkumlar aklımıza gelir mi?
  • Açık hava cezaevi mahiyetinde mülteci kamplarında yaşayan belki de bundan daha elimi haymatlos (vatansız) durumuna düşen insanların dramına şahit olduğumuzda vatanımız için ne yapabileceğimizi gözden geçirdik mi?Baba ve oğul(Iraklı adam, savaş esirlerinin tutulduğu bölgede çocuğunu rahatlatmaya çalışıyor)
  • Acil servislere gidip oraya gelen hastalara bakarak halimize tekrar tekrar şükrettik mi hiç?
  • acı
  • Bazen kabristanlara uğrayıp hayatın en acı gerçeğinden ibret alıyor muyuz?
  • ŞEHİT KIZI
  • Bir gün hatta bir saatliğine gözümüzü kapatıp işlerimizi halletmeye çalışarak azıcık da olsa engellilerin halini anlamaya çalıştığımız oldu mu ?  Yanımda ayaklarım

Maşerî vicdan toplumun zayıf kısmında temerküz eder. O halde toplum olma vasfımızı yitirmemek için paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma ahengini yakalamamız şart oğlu şart. Bu anlamda ülkemizde bulunan ve güvendiğim resmi ya da sivil yardımlaşma kurum veya kuruluşlardan bazılarını aktarmak istiyorum. Haydi ne duruyorsunuz, iyilik zamanı!

Doğal Afet: Eski adı Hilal-i Ahmer olan Kızılay, işini hakkıyla yapan ve milletimizin de güven duyduğu kuruluşların arasında yer alıyor. Telefonunuzun mesaj bölümüne  BAĞIŞ  yazıp tüm operatörlerden  2868′ e gönderdiğinizde ihtiyaç sahipleri için 10 TL’lik destekte bulunmuş oluyorsunuz.

Doğa : Yeşilin önemini kavrayanlardansanız, TEMA tam size göre. “Greenpeace” gibi dış mihraklı topluluklar yerine milli kurum ve kuruluşları seçmek daha mantıklı.

Eğitim: Zeytinburnu’nda ilk akla gelen vakıflardan biri olan Emine İnanç Vakfı aynı zamanda İstanbul’da kurulan ilk vakıflar arasında yer alıyor. 55’te kurulan vakıf kız ve erkek öğrencilere hizmet veriyor. Makbuz karşılığı yardımda bulunabilirsiniz.

Hayvan Hakları: Yollarda kaza ile ölen veya sakatlanan hayvan sayısı hayli fazla. Böylesi bir durum başımıza geldiğinde ya da şahit olduğumuzda özellikle büyükşehirlerin vermiş olduğu hayvan ambulansı hizmetini kullanabiliriz. İstanbul ve Ankara’da Alo 153, İzmir’de 0 232 293 39 80 numaralı telefonları arayarak hasta/yaralı hayvanlar için acil nakil aracı talep edebilirsiniz.

dost

Yurt dışı: Yurt dışına yardım etmek isteyenleri de unutmadım. Yaptığı yardımlarla son zamanlarda dikkatimi çeken ve özellikle Afrika’da boy gösteren Diversity Derneği kuruluş amaçlarını kendi sitelerinde şöyle ifade etmiş:

Derneğimiz amaç edindiği yardım ve hizmetler herkesin yararına açık olup, belli bir yöre veya kitle ile sınırlı değildir. Bu nedenle amaç edinilen yardım ve hizmetler yönünden renk, dil, din, ırk, mezhep, siyasi veya felsefi görüş, sınıf, cinsiyet, bölge, ülke ve benzeri hiçbir ayrım yapmaksızın herkesin yardımına koşar.

Bir çok bankadan bağışlarınızı göderebileceğiniz hesap numaralarına şuradan ulaşabilirsiniz:

http://www.diversitydernegi.org/hesap-numaralari/

Din: Birçok alanda hizmet veren Diyanet Vakfı gün geçtikçe daha etkin çalışmalar yürütüyor.

asAdsız

Öğretim: Çalıştığım devlet okulunun da bir çok ihtiyacı var. İzmir’in Kınık ilçesi Poyracık Mahallesi’nde bulunan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu, bizzat gelip görebilir yahut  (232) 688 0126 numaralı telefondan ulaşarak bilgi alabilir ve her konuda destek olabilirsiniz. Alın size kolay ve hızlı bir yardım yolu daha 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s