Hıçkırık

Geçenlerde bir hıçkırık tuttu beni ki daha önce böylesini ne görmüş ne işitmiştim.

29 eylül akşamı hafif seyirde başlayan hıçkırık,

30 eylül Çarşamba günü ders anlatırken epey rahatsızlık verdi. 

Türlü yöntemler denememe rağmen 3-4 gün boyunca devam etti hıçkırık. Nefes tutma, kahve koklama, burnuma sirke çekme, korkma…

Sabahtan öğleden sonraya kadar ilk seans, ikindiden geceye kadar devam eden 2. seans şeklinde ağır bir seyri vardı.

4-5 saniye aralıklarla ve tek seferde bazen 5-6’ya çıkan vuruşlarla zor uyuyordum. Bu dönemde eşim bazen uykuda bile hıçkırdığımı söyledi.

Dahiliye bölümüne gittiğimde doktor bana bu hastalığın en etkili ve tek ilacı diyebileceğimiz “Largactil” tablet verdi. Çok etkili olduğundan gündüz ve araç kullanırken almamamı söyledi. Bunun yerine gece yatmadan önce yarım tablet almamın daha iyi olacağını ekledi. Yanına “Metapit” denen ve mide bulantısında da kullanılan hapı yazdı. Gün içinde bunun faydalı olabileceğini ifade etti.

Yemeklerde bir nebze kesilen hıçkırık geğirmeyle birlikte yeniden başlıyor. Bazen zorla istifra ediyorum. Etmesem de edecekmiş gibi öğürüyorum. Her zaman olmasa da birkaç defa faydasını gördüm.

Nöroloji, Kardiyoloji,  derken birçok doktor, bir sürü bölüm gezdim. Kimse nedenini ve nasıl geçeceğini bilmiyordu. En çok söylenen herhangi bir nedeni olmadan da hıçkırığın olabileceği ya da psikolojik sebeplerden kaynaklanabileceği idi. Bu sebeple gittiğim doktorlar kendi bölümü ile alakalı test, tahlil ve analizleri yapıyor, anormal bir şey göremeyince de beni başından savıyorlardı. Özellikle nöroloji doktorunun bana deli muamelesi yapıp “largactil”i kakalamaya çalışması beni deli etmişti.

Bu arada internetten böylesi bir durumla karşılaşanların olup olmadığını araştırdım. Aylarca hatta yıllarca hiç durmadan hıçkıranların olduğunu görünce hayli korktum.  İki saat hıçkırmak bile insanı yoruyor, yıpratıyor, sinir ediyorken yıllarca devam etmesini düşünmek bile artı bir acı katıyordu bu illete. Sittin sene düşünsem aklıma gelmeyecek bir derdin pençesine düşmüştüm. Gerçekten nasıl bir hal olduğunu bilmek bir yana tahmin bile edemezsiniz. Nasrettin Hoca’nın dediği gibi içinizde ancak “eşekten düşen” varsa benim durumumu anlayabilir.

Kafamda bir sürü senaryo yazmaya başlamıştım bile. Öğretmenliğin imkansızlaşmasıyla malulen emekli mi olurdum yoksa milli eğitimde masa başı bir işe mi verilirdim? Masa başı olsa bile hiç durmadan hıçkırdığımda çıkan seslerle etrafımdaki çalışanları rahatsız  etmez miydim?

Denizli’den dönmek üzereyken biraderin tavsiyesiyle bir aktara gittim. İç mimarisi farklı olan bir 7-8 katlı bir çarşının en üst katındaydı. Yivli vidalar gibi yürüyerek çıkılıp iniliyordu katlar arasında. Genellikle Denizli tekstilinin envai çeşit ürünlerini bu çarşıda bulmak mümkündü. Havlunun her çeşidi, küçüklerden büyüklere, kadından erkeğine farklı bornozlar, motifli yatak örtüleri, ev tarzından piknik için kullanılabilecek sofra bezleri… Yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeriydi burası.

Neyse, bulduk dükkanı girdik içeri. Anlattık derdimizi. Aktardaki kadın aktarın asıl sahibi olan Halil Bey’i aradı. Yıllardır bu işi yapan Halil Bey pandemi sürecinde yaşı ilerlediği için artık dükkana pek uğramaz olmuş. İşlerle artık daha çok elverdiği oğlu ilgileniyormuş.

Halil Bey’in tavsiyesi ile bize bir karışım hazırlandı. Bu karışımdan biraz (duruma göre 7-8 damla) sıcak suya damlatılıp buharını içine çekerek kullanmamızı söylediler. Daha etkili olması için suya tane mentol de atabileceğimi söyledi.

Yola çıkacağımdan dolayı arabayı kullanırken kazaya sebebiyet vermemek için hemen kullanmak istedim. Ayrıca orada deneyerek verdikleri karışımın işe yarayıp yaramadığını görmek ve göstermek istiyordum. Görevli bayan karton bardak içinde kaynamış su getirdi. Verdikleri karışımdan içine damlattım ve başımın üzerini de örterek bardağa yanaştım. Keskin bir kokusu vardı. Genzimi yakıyordu. İşin tuhafı gerçekten o anda işe yaradı. Umudumu kaybederken tutunduğum bu ümit bile ayrı bir çare olmuştu bana.

İnsan çareler tükendiğinde, tüm yollara başvurmaktan çekinmiyor. Akıl diye diye ölen adam bir bakarsın başkasının aklıyla olmadık işlere girer. Bilimden gayrısına inanmam diyen, dilek ağacına çaput bağlar. “Dindar-muhafazakar” geçinen hurafelerden medet umar. Normal zamanda bu tür davranışlara okkalı bir küfür sallayasım gelir fakat çaresiz kalan birine de “Be adam, sen ne yapıyorsun?” bile demekten çekinirim. Zira –Allah korusun- benim başıma da devasız bir dert gelir de “Her şeyi Allah’tan beklemek ve istemek lazım.” inancım sınanır ve kaybedenlerden olurum diye korkarım. Biz yeniden yola revan olalım en iyisi.

Yola çıktıktan bir müddet sonra hıçkırık yeniden başladı. Nefesimi kesercesine ardı ardına gelen hıçkırık yüzünden arabayı zor kullanır hale geldim. Hemen bir benzinlikte durup aldığımız karışımı yeniden kokladım. Fakat bu defa etki etmedi. Zor da olsa eve geldiğimde yorgunluğun da verdiği bitkinlikle uyuyabildim.

Sonraki zamanlarda tam doz “Largactil” aldım ama karışımı da kullanmaya devam ettim. Bir iki gün içinde hıçkırığım kesildi. Largactil kimyasal olduğundan bir veya iki gün aldım sadece. Onu tam alışımdan mı yoksa karışımın etkisinden mi emin değilim ama şükürler olsun hıçkırığımdan kurtuldum.  Eşim karışımın iyi geldiği üzerindeki ısrarı üzerine ben de oyumu o yönde kullanıyorum J

Tüm bu yazıyı belki benim yaşadıklarımı yaşayan olur da çaresiz kalmasın diye yazdım. Bir ümit internete sarıldığında yazdığım şu satırları okur. Okusun da bu sayede o Allah’ın kulu da faydalansın istedim. 10 günlük hıçkırık bile beni benden almaya yetti. Allah beterinden saklasın.

Gelelim o karışıma.

  • Çam
  • Ardıç
  • Nane
  • Okaliptüs
  • Biberiye
Reklam

Hıçkırık” üzerine 3 yorum

  1. Rabbim kimseyi hıçkırıkla sınamasın hocam. Bu dünyada rahatsız edici şeyler bir diğeri de diş ağrısı. İnsanı yiyip bitiren bir ağrı… Gerçekten zor bir durum

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s